
Herkese merhaba!
Belki de günlerdir beklediğiniz inceleme yazısıyla karşınızdayız. Son iki hafta içerisinde Electronic Sports League –en son iki yıl önce yaptığı– Country Championship‘i duyurdu ve bunun için 4 tane Qualifier Cup, yani eleme turları yaptı. Sitemizde detaylı bilgiyi verip, gerekli yönlendirmeyi yapmıştık ve hatta 1. Qualifier’dan sonra değerlendirme de yapmıştık. Bu yazımızda ise tüm Qualifierları özetleyeceğiz, geçmişten bugüne Türkiye takımı nereden nereye geldi, hepsini anlatacağız, 2 yıl geriye gideceğiz.
Oyuncularımızdan röportajlar da içeren bu detaylı yazının kaçırılmaması gerektiğini düşünüyorum.
Kısaca Country Championship 2011 hangi takımlardan oluşacaktı ve bu doğrultuda Qualifier Cup’lardan nasıl takım seçilecekti onu özetleyelim:
- Geçen Country Championship’te derece yapan 4 takım elemelere katılmadan direk milli takım turnuvasında oynama hakkına sahip olacak.
- Eleme turları için 4 tane Qualifier Cup yapılacak. (Bir takım birden fazla Qualifier’a katılabilir.)
- Her Qualifier Cup’ta ilk 3’e giren 3 takım elemeyi geçmiş olacak.
- Yani Qualifier Cup’lardan toplam 12 takım turnuvaya katılmaya hak kazanacak.
- Sonuç olarak 4+12’den 16 takımlık bir Country Championship oynanacak.
Qualifier Cup #1 Sonucu:
- [flag=lv] Letonya
- [flag=il] İsrail
- [flag=lt] Litvanya
Qualifier Cup #2 Sonucu:
- [flag=es] İspanya
- [flag=us] ABD
- [flag=fr] Fransa
Qualifier Cup #3 Sonucu:
- [flag=nl] Hollanda
- [flag=no] Norveç
- [flag=ru] Rusya
Qualifier Cup #4 Sonucu:
- [flag=pt] Portekiz
- [flag=hu] Macaristan
- [flag=ca] Kanada
Elemeleri geçen bu 12 takımın yanı sıra 2 yıl önce yapılan turnuvada ilk 4’e giren: [flag=se] İsveç, [flag=fi] Finlandiya, [flag=de] Almanya ve [flag=uk] İngiltere de turnuvaya direkt olarak katılacak.
[flag=dk] Danimarka, [flag=ie] İrlanda, [flag=ua] Ukrayna gibi bazı önemli takımlar Qualifierlar sonucunda turnuvaya katılma hakkı edinemedi. Yine de önümüzdeki aylarda favorilerin yanı sıra süpriz takımların da bulunduğu bir Country Championship izleyeceğimizi ümit ediyorum.
![]()
Türkiye’nin ne yaptığını birazdan adım adım inceleyeceğiz, ama önce 3 yıl önceye gidelim.
14 Temmuz 2008. ETF2L’nin ilk Nations Cup turnuvasında Türkiye eleme maçı oynayacak, rakip [flag=lu] Lüksemburg. Türkiye’deki oyuncular yeni yeni başlamış 6v6 oyuna, daha [flag=tr] Smash Project zamanı. Kadroda [flag=tr] Luke, [flag=tr] wagg1sh gibi oyuncular da var. Lüksemburg tarafına bakacak olursak ülkenin tek takımı [flag=lu] MTF.Gaming‘di, hala da öyle, 3 yıldır da Div6/5 seviyesinde oynuyorlar. Milli takım olarak direk MTF takımı çıkıp oynuyor, hatta maç sayfasının altında milli maçı MTF maçı olarak telaffuz eden Lüksemburglu bir oyuncunun yorumu da yer almakta. Hep hileli deriz bu maç için: biz de bizzat o maçta yer alan bir oyuncunun, [flag=tr] dg‘nin ağzından dinledik olayı, size de aktaralım:
Güven: Lüksemburg maçına çıktığınızda takım olarak ne kadar tecrübeliydiniz ve en çok tanınan oyuncumuz kimdi?
dg: Takımdakiler bir süredir düzenli olarak 6on6 formatında oynuyordu ama çok da tecrübeli olduğumuzu söyleyemeyeceğim. Tanınan oyuncu konusuna gelirsek, hafızam beni yanıltmıyorsa en tanınan oyuncumuz ESL adminliğinin de yardımıyla Luke’tu.
Güven: Peki hemen beklenen soruyu sorayım, cp_well‘deki kural ihlalini ve sonraki olayları anlatır mısın?
dg: Turnuvanın kurallar bölümünde özellikle cp_well setup time‘da karşıya geçmek yasaktır yazmasına rağmen, Lüksemburg takımı bu kuralı ihlal etmiş ve midfight daha başlamadan haksız bir avantaj elde etmiştir. O avantajla da kafa kafaya giden maçı galip bitirmiştir. Devamında adminlerle görüşme ve onların bu konuda bir yaptırım uygulamamaları maçı noktalamıştır. Yanlış hatırlamıyorsam adminlerin bu konudaki görüşlerini beklediğimiz bir ara oynamayı durdurmuş ve Lüksemburg takımının 4 kişi round almasını izlemiştik. Sonuçta adminlerin bu konudaki yetersizliğinin cezasını çektik diyebilirim.
Güven: Peki son olarak şunu çok merak ediyorum. Lüksemburg’a bakarsak tek takımları olan MTF.Gaming çok uzun zamandır hep aynı yerde sayıyor, Türkiye cephesinde ise o zamandan bu yana birçok gelişme oldu: [flag=tr] Adiemus, [flag=tr] fle gibi oyuncular bireysel olarak üst düzey Avrupa oyuncuları arasında yer edinmiş durumda. Takım bazında da [flag=tr] Fubar gibi başarılı sayılabilecek Div2/3 takımlarımız oldu. Milli takımımız da bir hafta önce CC11 Qualifiers’ta [flag=nl] Hollanda‘ya kafa tuttu. Şimdi Lüksemburg’la yeniden karşılaşsak büyük ihtimalle ezici bir skor elde edeceğimizi söylememe bile gerek yoktur sanırım. Peki o günlerde oynarken, özellikle Lüksemburg yenilgisinden sonra, 3 yıl sonra Türkiye TF2’sinin bu kadar gelişeceği hiç aklının ucundan geçer miydi?
dg: O zamanlar bunu tahmin etmesi kolaydı çünkü çok daha fazla ve kaliteli competitive oyuncu vardı. Şu an ise takımımıza oyuncu almak istiyor ve kimseyi bulamıyoruz. Geçen 3 sene içinde bireysel bazda bazı oyuncuların ilerlediği görülse de community olarak gerilediğimiz hatta yok olduğumuz gerçeği daha ağır basıyor açıkçası.
Güven: Hak vermemek elde değil. Peki senin eklemek istediğin bir şey var mı?
dg: Bu gidişle bir sonraki milli takım maçında belki de bizim nesilden kimse olmayacak. O gün takımı kuracak olan kişiye şimdiden başarılar diliyorum.
Güven: Evet duruma bakılırsa geçen 3 yıldan bu zamana kadar milli takıma yükselebilen birkaç oyuncu var, gerisi yine 3 yıl önce oynayan nesil. Onun dışında yetişen çok önemli oyuncular yok, varsa da çok az. Kaldı ki bu oyuncuların da eski nesilden beri gelen oyuncular kadar başarıları ve tecrübeleri yok.
Röportaj için teşekkür ederim.
dg: Ben teşekkür ederim.
Neler değişti neler… Tekrar günümüze dönelim ve ESL Country Championship 2011’e katılmak için mücadele ettiğimiz elemelerde ne yaptığımıza bakalım.
Qualifier Cup #1
İlk eleme turnuvasıydı ve birçok güçlü takım kayıt yaptırmamıştı. Yine de İspanya, İsrail, Fransa, Rusya, Letonya ve Litvanya yer alıyordu. Belki de bizim için en heyecanla beklenen, en dikkat çeken Qualifier Cup buydu: milli takımımız 3 yıl sonra ilk kez maça çıkacaktı. Adiemus, fle, Forza, dg gibi ustalar aynı maçta ve aynı takımda yer alacaklardı. Maçta kullanmak üzere ay yıldızlı avatarlar bile yapılmıştı.
Eşleşmeler belli oldu ve ilk rakip [flag=be] Belçika‘ydı. 3 yıl önce Türkiye’nin playofflarda elendiği ETF2L Nations Cup #1’de 3. olarak derece yapmış bir takımdı Belçika, biz eleme maçında Lüksemburg’a yenilirken onlar yarı finale kadar çıkmışlardı. İsimleri vardı ama kadrolarında eski [flag=be] Matt, [flag=be] Arnold gibi oyuncular yoktu, [flag=be] Skinnie de oynamıyordu. Ancak son dönemlerde yıldız gibi parlayan [flag=be] Drosophile‘in yanı sıra tecrübeli [flag=be] Springer da kadroda yer alıyordu. Bir tarafta kalitesi bilinen ama eski gücünde olmayan bir Belçika, diğer tarafta kalitesi “kalitesiz bir takım” olarak bilinen ama eskiye nazaran çok daha kuvvetli bir Türkiye vardı.
Adiemus’un main callerlığını, dg’nin kaptanlığını yaptığı takımımız Belçika’yı 4-3‘lük skorla devirerek bir üst tura çıktı. Türkiye eski Türkiye olmadığını belki daha ilk maçtan kanıtlamıştı, Belçikalılar ise sadece birkaç oyuncularını tanıdıkları bu takıma yenilince belki de şaşkına döndüler.
Sonraki maç çeyrek finaldi ve [flag=ro] Romanya’ya karşıydı ama Rumenler maça çıkmayınca defult win alarak yolumuza devam ettik.
Bu arada gece boyunca hem dg hem ben, sonuçları rtf2.com‘da an ve an aktarıyorduk.
Turnuva ağacına göre diğer çeyrek final maçında [flag=il] İsrail ve [flag=es] İspanya oynuyordu, ikisi de dişli rakiplerdi ve kazananla biz oynayacaktık. Heyecanlı bekleyiş İsrail’in galip gelmesiyle sona erdi. Milli takımımız yarı finalde İsrail’e karşı oynadı ve oyuncularının yarısından fazlası Premier divisionda oynayan bu takıma karşı kaybettik.
Diğer yarı final maçında ise [flag=lt] Litvanya – [flag=lv] Letonya mücadelesi vardı. Letonya galip ayrılınca 3.lük maçındaki rakibimiz Litvanya olmuştu. Kadrosunda [flag=europeanunion] Epsilon eSports‘tan [flag=lt] Extremer‘ın yanı sıra [flag=lt] huhy, [flag=lt] mineral gibi oyuncular da vardı. ctf_turbine‘de başabaş geçen mücadelede son iki dakikaya kadar her şey ortadaydı ve sonucunda Litvanya galip geldi. Ümitler diğer Qualifier Cup’a kaldı ama Türkiye daha ilk günden kolay lokma olmadığını kanıtlamıştı.
Qualifier Cup #2
Qualifier Cup #1 hakkında sitede detaylı bir yazı yayınladıktan sonra Qualifier Cup #2’de güçlü takımların da kayıt yapmaya başladığını ve işimizin çok daha zor olacağını da söylemiştim, nitekim öyle de oldu. Daha ilk turda karşımıza tipik İskandinav takımı olan [flag=dk] Danimarka geldi. Geçtiğimiz sezona kadar uzun dönem Epsilon’da, premier divisionda oynamış [flag=dk] F2‘den tutun da [flag=dk] Quad‘a, [flag=dk] Youngblood‘a, [flag=dk] SuperFly-‘a ve [flag=dk] Natural‘a kadar tüm oyuncuları tanınıyordu.
Türkiye yine de iyi mücadele ederek maçı başa baş götürebildi ama 3-2‘lik yakın bir skorla kaybettik.
Qualifier Cup #3
Güçlü takımlarla eşleşme korkusu hala devam ediyordu. Henüz sadece 6 takım elemelerden çıkmış, daha birçok dişli rakip Qualifier Cup #3’te oynamak için kayıt yaptırmıştı. Bir salı akşamıydı ve oyuncularımız yine yerlerini almışlardı.
Eşleşmeler belli olduğunda ilk rakibimiz [flag=nl] Hollanda‘ydı. Evet, şaka değildi: [flag=nl] Team Thermaltake(eski FakkelBrigade)’den [flag=nl] Exfane, [flag=nl] Arie gibi oyuncuların yanı sıra bir TF2 veteranı [flag=nl] ViQun, ayrıca bu sezon ETF2L premier division oynayan [flag=nl] Demourge ve birçok takımda kendini göstermiş [flag=nl] Waster, [flag=nl] skeej gibi oyuncular da Hollanda’da bulunuyordu.
Maçın başında milli takımımız 2-0 geriye düştü ama sonra kendini toplamasını bildi. Sonraki raund durumu 2-1 yaptılar. Ardından 2-2 yapmak için avantaja sahipken bazı hatalar nedeniyle 3-1 geriye düştük. Ama karşıdaki rakip Hollanda bile olsa moral bozmayıp 3-2 yapmayı bildik. Ancak Hollanda belki de hafife aldığı takımın farkına vardı: 4-2, 5-2 derken 6-2 oldu ve maçı verdik, 3. Qualifierlardan da elendik. Hollanda maçından sonra [flag=tr] Adiemus‘la bir söyleşi yaptım ve o sohbeti size aktarmak üzere derledim:
“Bence şu durumda “Neden çıkamadık?” demek yerine gelinen noktaya bakılmalı. 3 yıldır hiç ortalıkta olmayan bir takım ve kimsenin aklından bile geçirmediği bir takım. Kadroda çok tanınmayan birkaç oyuncu da olmasına rağmen birçok bilinen takım karşı beklenenin üstünde performans sergiledik.
Yetenek olarak çok da eksiğimiz olduğunu sanmıyorum ama olay biraz da çok oynamaya dayanıyor. Karşınızda haftanın 5 günü maç yapan oyuncular varken sizin aktif olmayan bir kadroyla kazanmanız çok zor ve şu an Türkiye’de bu formatta oynayan tek takım HWA diye biliyorum. Ama işin ucu beraber oynamaktan ve oyuncuların birbirine alışmasından geçiyor, o zaman hatalar en aza indirgenir. Belki küçük hatalar yüzünden 2-1 iken 3-1 geriye düştük ama ertesi raund skoru 3-2 yapan takım da biziz. Oynun kaderini çoğu zaman küçük hamleler belirliyor ve en az hata yapan takım kazanıyor.
Aslında geldiğimiz noktaya da iyi tarafından bakmak gerek. Hollanda maçında 5-0 yenilseydik kimse bir şey diyemezdi. Çünkü rakibin kalitesi ortada. Türkiye ise kimsenin bilmediği, bir anda ortaya çıkan bir takım. Ezici bir skorla kaybetseydik belki de kimse şaşırmazdı, normal karşılayıp geçerdi. Ama öyle olmadı, maç sonunda Hollanda’nın Medic’i skeej gerçekten takım halinde çok şaşırdıklarını ve bizle hiç böyle başa baş oynamayı beklemediklerini söyledi. Bir anda, hiç yoktan ortaya çıkmış bir takım için güzel bir başarı diye düşünüyorum.”
Maçımız TF2TV’de de yayınlandı. Belki de tüm izleyiciler Türkiye’nin Hollanda’yı zorlamasına şaşırdı ve bence bizim açımızdan güzel bir yayın oldu. Aşağıdaki video ile yayını tekrar izleyebilirsiniz.
[flag=tr] Ruzen’in Rüğzın olarak söylenmesi, [flag=tr] exzntrc son pointi capture edip raundu kazandırdıktan sonra spikerlerden [flag=nl] Comedian’ın “Nice move from.. uhm.. from..” deyip exzntrc’ın adını telaffuz edememesi(yalnız değilsin Comedian), sonra exzntrc Sniper’a geçtiğini anlatırken [flag=england] hys’in egzintırıns diye okuması… bütün bunlar bizi eğlendirirken, bir yandan da belki de yabancı spikerlerin ilk kez Türk oyuncuların maçlarını sundukları gerçeğini hatırlıyoruz. Belki bu isimleri o kişilerden uzun bir süre daha duyamayacağız.
Qualifier Cup #4
Qualifier Cup #4’te tekrar şansımızı deniyorduk. Artık güçlü takımlardan çok fazla kalmamıştı ama yine de Ukrayna gibi takımlarla eşleşmek istemezdik tabi.
Turnuvaya yeterli sayıda takım katılmayınca bazı takımlar ilk turda rakipsiz kaldı, biz de onlardan biriydik. Çeyrek finalde ise karşımıza [flag=hu] Macaristan geldi. [flag=hu] hykleri gibi bilindik bazı oyuncuları elbet vardı ama onların oynu da bize gereğinden fazla süpriz oldu. Yakın geçen maçı 4-3‘lük skorla kaybettik. Bu arada bu da yetmezmiş gibi hızını alamayan Macaristan yarı finalde [flag=ua] Ukrayna‘yı da devirdi. Neyse ki finalde [flag=pt] Portekiz onları durdurabildi ama sonuç olarak Macaristan 2. olup Country Championship’e katılmaya hak kazandı.
Sonuç olarak turnuvayı tamamlayan kadromuz:
- [flag=tr] Burak “fle” Akkor
- [flag=tr] Murat “exzntrc” Hocaoğlu
- [flag=tr] Ozan Barış “Ramon” Yılmaz
- [flag=tr] Umut “dg” Yılmaz
- [flag=tr] Kerim “Adiemus” Çepni
- [flag=tr] Gökhan “Forza“
- [flag=tr] Yüce “Ruzen“
Tüm oyuncularımıza bizi en iyi şekilde temsil ettikleri için teşekkür ediyorum(İlk başlarda oynayan [flag=tr]Alesline da var.). Türkiye TF2’si her ne kadar genel olarak gerilese ve rekabetçi oyuncu sayısı azalsa da milli takım bazında bireysel olarak gelişmiş birçok oyuncunun bir araya gelip yüzümüzü kara çıkartmamaları iyi bir olay. Tabi ki bu kadar az bir komüniteden, zamanında ETF2L Nations Cup #2’ye bile katılmayan bir komünitenin, böyle süpriz bir takım çıkarıp herkesi şaşırtması bile yeterli bir başarı. Tabi ki gerekli aktiflik ve erkenden başlanan bir çalışma temposu olsaydı çok daha iyi şeyler olacağı bariz.
İnşallah ETF2L’nin bu önümüzdeki yaz için sinyallerini verdiği Nations Cup #3 için tekrar şansımızı deneriz. Herkese başarılar ve iyi eğlenceler diliyorum. Sonuna kadar okuyan herkese teşekkürler.
-[flag=tr]Güven